Madrid, İspanya’nın canlı ve otantik kalbidir. Barselona’nın plajlarına veya Granada’nın Mağribi anıtlarına sahip olmayabilir; ancak bunu, Avrupa’da eşi benzeri olmayan, kıpır kıpır bir enerjiyle telafi eder. Burası, hayatın sokaklarda aktığı bir şehirdir. Madrid; asırlık tapas barlarından avangart Michelin yıldızlı restoranlara uzanan ülkenin en dinamik gastronomi sahnesine ve şafak vaktine kadar hiç durmayan bir gece hayatına ev sahipliği yapar.
Tarihi merkez, her biri kendine has bir karaktere sahip, yürüyerek keşfedilebilen mahallelerden oluşan yoğun bir labirent gibidir. Kraliyet Sarayı’nın ihtişamından Huertas’ın bohem barlarına veya Salamanca’nın lüks mağazalarına kolayca yürüyebilirsiniz. Hızlı, güvenli ve klimalı metro sistemi sayesinde semtler arasında geçiş yapmak son derece kolaydır.
Madrid’de nerede kalınır ? Dendiğinde akla birçok farklı mahalle gelse de, her turist gibi siz de ilk olarak Centro bölgesine göz atarak başlayın deriz. Aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimini bu bölgede bulamazsanız başka bölgelere de göz atabilirsiniz.
1.Centro
Puerta del Sol Meydanı, Madrid’in şehir merkezi ve İber Yarımadası’nın tam orta noktası olan “Sıfırıncı Kilometre”dir. Yaya trafiğinin hiç eksik olmadığı Sol meydanı önemli bir ulaşım merkezi ve çevredeki sokaklarda bulunan sayısız mağaza, restoran ve bara gitmeden önce insanların buluştuğu bir kesişme noktasıdır. Sol’un hemen güneyinde, Madrid’in başlıca tarihi meydanı ve Orta Çağ Madrid’inin odak noktası olan Plaza Mayor yer alır. Bu bölgede keşfedilecek çok sayıda küçük meydan, pazar ve ara sokak bulunur. Öne çıkan yerler arasında şık San Miguel Pazarı, Mağribi tarzındaki Torre de Los Lujanes, Plaza de la Villa’daki süslü Casa de Cisneros, görkemli bir 17. yüzyıl Barok kilisesi olan gösterişli Basílica de San Miguel ve dünyanın en eski restoranı olma iddiasını taşıyan Botín gibi tarihi tavernalar sayılabilir.
Centro, gece geç saatlere kadar hareketliliğini koruyan ve yürüyerek gezmeye son derece uygun bir bölgedir; birçok restoran ve bar, Plaza Mayor ve Sol meydanlarına yakın sokaklarda konumlanmıştır.
Centro, lüks seçeneklerden mükemmel bütçe dostu otellere ve şehrin en iyi hostellerine kadar uzanan geniş bir konaklama yelpazesine sahiptir. Burası, şehre ilk kez gelenler için konaklama açısından en ideal bölgedir.
2.Salamanca
Barrio de Salamanca, hem yerleşim düzeni hem de Madrid’in bu en gözde bölgesinde evleri bulunan sakinleri açısından oldukça kendine has bir yapıya sahiptir.
Bu mahalle, 19. yüzyılın ikinci yarısında Kraliçe II. Isabella döneminde planlanan bir genişleme projesi kapsamında oluşturulmuştur. Projenin mimarı, Málaga doğumlu Salamanca Markisi José de Salamanca y Mayol’dur. Kendisi, burayı Madrid’in aristokrasisi ve burjuvazisine ayrılmış seçkin bir yerleşim bölgesi olarak tasarlamıştır. Barrio de Salamanca, birbirini paralel ve dik kesen sokaklardan oluşan düzenli bir ızgara planına sahiptir. Bölgedeki özenle tasarlanmış binalar, bakışlarınızı hemen üzerine çekecek güzellikte cephelere sahiptir.
Tarihsel açıdan Salamanca, ağırlıklı olarak İspanya’nın finans ve siyaset elitlerinin ikamet ettiği bir bölge olagelmiştir. Son elli yıl içinde ise diplomatları, iş insanlarını ve onlarla birlikte seçkin moda mağazalarını kendine çekmiştir.
Geniş bulvarlar, zarif mimari, lüks butikler ve rafine kafeler, Madrid’in en kalabalık bölgelerine kıyasla belirgin şekilde daha sakin bir atmosfer yaratıyor. Mahalle, göz korkutucu olmadan şık bir görünüme sahip; bu da onu özellikle hafta sonu kaçamakları, yıldönümleri veya aktiviteler arasında yavaşlamayı seven gezginler için cazip kılıyor.
Hatta alışveriş bile burada deneyimin bir parçası haline geliyor. Calle Serrano, İspanya’nın önde gelen lüks markalarının çoğuna ev sahipliği yaparken, daha küçük bağımsız butikler ve özel gıda dükkanları, uluslararası markaların ötesinde karakter katıyor. Salamanca bölgesi kesinlikle Madrid’de nerede kalınır ? Sorusuna cevap olabilecek bölgelerden biridir.
3.Malasana
Malasaña, Madrid’in tartışmasız en havalı bölgelerinden biri ve bizim de konaklamak için tercih ettiğimiz yerdi.
Renkli sokakları, bağımsız dükkanları ve şehrin en iyi gece hayatı seçeneklerinden bazılarıyla gerçekten yaratıcı ve sıra dışı bir havaya sahip. Burası, kendinizi rastgele bir sokakta yürürken bulup, daha önce gitmeyi planlamadığınız bir barı veya kafeyi keşfedebileceğiniz türden bir yer.
Gece olduğunda mahalle bambaşka bir canlılığa bürünüyor; bu da onu Madrid’de gece hayatı için en iyi bölge haline getiriyor.
Biz Bastardo Hotel’de kaldık; burası Avrupa’da en sevdiğimiz hostellerden biriydi. Sosyal bir ortam ararken konfordan da ödün vermek istemiyorsanız burayı kesinlikle tavsiye ederim. Tam anlamıyla bir “parti hosteli” havasına bürünmeden harika bir atmosfere sahipti.
Kafeleri ve gece hayatıyla hipster’ların ve öğrencilerin gözdesi olan bu yaratıcı mahalle; aynı zamanda harika sanat müzelerine, tiyatrolara ve alışveriş olanaklarına ev sahipliği yapıyor.
Modayı yakından takip eden ziyaretçiler; kitapçılardan vintage dükkanlara ve lüks moda mağazalarına kadar uzanan zengin alışveriş seçeneklerinin keyfini çıkarabilirler. Eskiden şehrin daha yoksul bir bölgesinde yer alan Calle Fuencarral, günümüzde Mango ve Levi’s gibi popüler giyim markalarına ev sahipliği yapmaktadır. 400 yıllık San Antonio de los Alemanes Kilisesi’ni ziyaret edin; burası, Francisco Ricci gibi ünlü sanatçıların elinden çıkma Barok tarzı iç dekorasyonuyla dikkat çeker.
4.La Latina
Madrid’de nerede kalınır? Dendiğinde akla gelen bir diğer bölge de La Latina bölgesidir.
La Latina, Centro bölgesinde yer alan ve özellikle eski İslam kalesi ile yüzyıllık şehir surlarıyla tanınan tarihi bir semttir. Büyüleyici bir tarihe ev sahipliği yapan bu semtte, aynı zamanda çeşitli pazarlar ve LGBTQ dostu olmasıyla ün kazanmış canlı bir gece hayatı da sizi bekliyor. Semt genelinde çok sayıda dini yapı bulunması, etkileyici sanat eserlerini ve incelikli mimari yapıları görme fırsatı da sunuyor.
Eski Madrid’in kalbinde yer almasına rağmen Kraliyet Sarayı çevresindeki turistik kargaşadan bambaşka bir dünyayı andıran La Latina, şehirdeki konaklamanız için mükemmel bir başlangıç noktasıdır. Bana göre, bu semtin dik yokuşlu meydanları ve Arnavut kaldırımlı sokakları, tarihi Madrid atmosferinde huzurlu bir sığınak sunuyor. Öte yandan, semtin üst kısmındaki hareketli Cava Baja ve Mercado de Cebada, tam bir lezzet tutkunu cenneti niteliğinde. Malasaña ve Lavapiés’e kıyasla biraz daha olgun bir havaya sahip olan semt; eşsiz, sofistike ve geleneksel dokusuyla keyifli bir konaklama için kusursuz bir karışım sunuyor.
La Latina’da tüm aile için yapılacak pek çok şey olsa da, ziyaretçilerin çoğunluğunu genellikle gece hayatını deneyimlemek isteyen genç yetişkinler oluşturur. Yine de aileler, gündüz saatlerinde çok sayıdaki tarihi mekânı keşfederek keyifli vakit geçirebilirler. Akşamları ise gençler ve çiftler, hoş bir terasa sahip yerel publardan birinde oturup bira eşliğinde dinlenebilirler.
5.Huertas
Madrid’in “Edebiyat Mahallesi” olarak da bilinen Huertas bölgesi, ünlü edebi alıntıların işlendiği kaldırım taşları ve barlar, gece kulüpleri ve yemekli tiyatro mekanlarıyla dolu hareketli gece hayatı sunan canlı bir semttir. Bu mahalle; şirin, kafe tarzı kokteyl barlarından enerjik gece kulüplerine ve canlı LGBTQ+ ortamına kadar uzanan çok çeşitli cazibe merkezlerine ev sahipliği yapar. Burada haftanın her günü yapacak bir şeyler bulabilir; dilediğiniz tarzda eğlence veya müzik türünün tadını çıkarabilirsiniz. Cadde üzerinde yayalara ayrılmış bir alan bulunduğundan, güvenle dolaşabilirsiniz.
Burası, hem uluslararası öğrencilerin hem de sahne ve ekran dünyasının ünlü isimlerinin rağbet ettiği oldukça popüler bir bölgedir. Ünlü isimlerle aynı ortamda bulunabilir, loş kafelerde oturup hayatın her kesiminden entelektüellerle felsefe, siyaset ve yaşam üzerine derin sohbetler edebilir, flamenko gösterisi eşliğinde romantik bir akşam yemeği yiyebilir ya da sadece yakın dostlarınızla kaliteli bir butik biranın tadını çıkarabilirsiniz. Burada herkese göre bir şey bulmak mümkün. Bu yüzden Madrid’de nerede kalınır ? Dendiğinde akla ilk gelen yerlerden biridir.


